Hayat ile ölümü ayıran çizgi ne kadar da ince
Hergün birçokları geçer onun ötesine
Kavuştular, tanık oldur mutlak gerçeğe,
Ve hepsinin ağzında yalnız iki hece:
Keşke!
RŞÖ
skip to main |
skip to sidebar
16 Nisan 2010
14 Nisan 2010
Aşk II
Lal olmuş dilim senden gayrısına,
Acele etmek ister gönlüm, fakat yorgun,
Lütuf et, gülümse, hayatım sensiz durgun.
Elem var sensiz her anımda.
Kimlik
Sokakta kaybettim ben kimliğimi,
Kimim ben, neyim?
Bir hiçim senin için,
Bilmesende yüreğimdesin,
Hayat damarlarımda akıp giden sen,
Yaşam veren kıraç toprağa,
İlkbahar yağmurları gibisin.
Daha ne kadar beklemem gerekir,
Bilmem!
Duy sesimi, cevap ver.
Yitip gidecek bir gencin ömrü.
Durma cevap ver.
Kurtar!
Uyandır şu gönlümü.
Daha az Uykuyla Daha fazla Enerji
1- güneş ışığı alma
2- egzersiz yapma
3- gün içerside 10 ila 40 dk arası kısa uyku
4- sigarayı bırakma
5- 8 bardak su içme
benden söylemesi...
Rüyam I
Burası müthiş bir bahçe. İçinde en az otuz yıllık dev gövdeli ağaçları olan ağaçların altında envai çeşit çiçekler barınan, kalan kısımları ise çimlerle kaplı olan bir bahçe. Ağaçların dalları meyva dolu. Az ilerde bir salıncak var, ahşaptan gövdesi ve oturağı olan. Fakat , orada, bahçenin öte yanında bir duvar görünüyor yanları sarmaşıklarla kaplı. Duvarın öte yanına geçiyorum. Burası müthiş bir yer. İlk dikkatimi çeken şey bir düğme oluyor. Dikdörtgen bir levhanın ortasına oturtulmuş kırmızı bir düğme. Ve sonra uyanıyorum...
Geçmiş ve Gelecek
Ne geçmişi bir zerre değiştirebilirim ne de bir saniye sonrasının geleceğinden emin olabilirim. Sahi nedir zaman? Aklıma hep uzun ince bir yol gelir zamanı düşüncelerimde tasvir etmeye, somutlaştırmaya çalışırken. Tıpkı Aşık Veyselin söylediği gibi. O uzun yola her an birileri dahil olur ve birileri ayrılır o yoldan. Tam da şu satırları yazdığım an eminim birileri göçüp gitti bu diyarlardan, birileri de gözlerini açıp merhaba dedi tersten baktığı dünyaya. Ne denir? Birine Allah bağışlasın diğerine Allah rahmet etsin. Aynı şey...
Kısa Hikaye: Bölüm I : Güneşin doğuşu
Güneşin doğuşuyla günün ilk ışıkları toprağı yalamaya başlamıştı. Karanlık, azrail gibi çökerdi köyün tepesine. Güneş gelene kadar beklemekti onun görevi ve nihayet vakit gelmişti. O an sanki yıllar önce ardında kalan sevgilinin yüzündeki duvağı yavaş yavaş kaldırması gibi dağların ardından nur yüzünü göstermeye başlamıştı güneş. Gecenin ayazını kırmıştı. Yaprakların üzerindeki çiğ damalalarından yansıması etrafa saçılmış elmaslar gibi parıldıyordu. Bütün gece bu an için beklemiş ve sabırsızlıkla beklediği vuslat vakti gelmişti... (devam edecek)
Meltem
Mecnun'dan daha da aşığım,
Elemdi katığım,vazgeçemedim.
Leyla'dan daha güzeldin,
Tanıklık bilmek demekti,
En azından ben öyle olmasını isterdim.
Mahkum olduğumu gerçeğe ( sana), bilseydin, bilseydin ey yar!
2008
İnkar
Ellerimi ne kadar uzatsamada,
Ulaşamıyorum yanımda olsan da,
En az yıldızlar kadar uzaksın,
Yine de inkar edemem umudum olduğunu.
Zor
Ahmaklık,
Anlamsız,
Elem, hüzün, keder
Kelam, laf söz,
Doğruluk
Akıl, öz, köz,
Yürek, kalp, gönül,
Usanç, yor, kor,
zor...
Yeni Bir Dile ilk Adım
Yeni bir dil öğrenmek için online yoları araştırırken sonun aradığım siteyi buldum: www.livemocha.com Çok iyi bir ara yüzü var ve diğer bu tip dil öğrenimine dayalı sitelerden ziyade harhangi bir dilin başlangıç seviyesi tamamen ücretsiz. Ayrıca diğer üyelerle olan etkileşim çok iyi seviyede. Yani üyeler arası bilgi alış-verişiyle anlayamadığınız şeyleri kolayca halledebiliyosunuz. Yeni bir dil öğrenmek istiyorsanız mutlaka bu siteye uğramalısınız.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)